23 Ocak 2011 Pazar

Tanrı'ya Açık Mektup

Sevgili Tanrı,

Son günlerde adınızı birkaç küfürle beraber anıyorum, öncelikle bunun için sizden özür dilerim. Ancak bunu hakettiğinizi düşünüyorum, zira sürekli benimle uğraşıyorsunuz. Bu önerimi özetleyecek olursak;

Doğduğum gün sarılığa yakalanmam,
Henüz 6 aylık bir bebekken fıtık ameliyatı,
4 yaşında sol tarafıma devrilen çaydanlıktan boşalan kaynar su,
5 yaşında gecekondumuzun balkonundan düşmem,
8 yaşımda yatakta zıplarken düşüp boynumu incitmem,
9 yaşımda tekraylayan fıtık,
14 yaşımda sağ ayak tarak kemiğimi kırmam,
15 yaşımda burnuma balık iğnesi saplanması,
17 yaşımda burnumda fazladan bir kemik olduğunun farkına varılması, ameliyat gerekmesi, fakat sürekli ameliyat olamamam,
20 yaşımda Şirince gezisine çıkacağım sabah tonsilit olmam,
21 yaşımda Eski Foça'da balık tutarak sabahladıktan sonra bronşit olmam,
22 yaşımda genetik bir rahatsızlık olarak multinodüler guatr hastalığına sahip olduğumu öğrenmek, bu nodüllerden birinin ne kötü ne iyi huylu çıkması üzerine ameliyata karar verilmesi, bunun sonrasında ömür boyu hipotiroidi hastası olmam,
Yine 22 yaşımda domuz gribine yakalanmam,
23 yaşımı yeni doldurduğum şu günlerde dalağımın büyüdüğünü öğrenmem (aslında bu iyi birşey askerlikten yırttım, sağol) ve bunun ardından gelen şiddetli bronşit,

Ve 2012'den biraz ekleme yapalım;

şiddetli bel ağrıları,
bronşit (yeniden),
beta mikrobu (öpüşmeyle falan bulaşıyormuş, nerden kaptığımı bilmiyorum, anan zaaa xd),
ciğerlerden gelen garip ses (doktor ne olduğunu bulamadı sahgdcagshd)
sürekli sinüzüt dolayısıyla guatr ameliyatımın ertelenmesi
veeeee...

İstanbul seyahatimden 1 gün önce başlayan ve ateşle birlikte seyreden şiddetli grip veya başka bir şey, doktora gitmedim henüz. Ateş 39, anasının amı yani, soğuk suyun altına girdim şu anda çıplak yazıyorum xd

ve arada kalan yıllarda geçirilen abuk sabuk hastalıklar...
Sanırım neden bu sonuca vardığımı anlamışsındır. Senden tek istediğim biraz empati. Düşünsene, vücudunda, pipin hariç geriye kalan bütün organların büyüyor, sürekli hastalanıyorsun, yani kısaca sürekli hastanedesin. Sürekli öksüren insanlar, ortalıkta koşuşturan veletler, sürekli yer isteyen yaşlılar, yeter yıldım amınakoyayım.

Ama ben senin bunu neden yaptığını da biliyorum. Benim kadar mutlu ve hayat dolu bir insanı, mutsuz ve kaderine boyun eğip ecelini bekleyen bir sefile dönüştürmeyi planlıyorsun. Ama biliyor musun, bunların hiçbiri, kısa bir süre hariç, beni hiç mutsuz etmiyor, çünkü ben mutsuz olursam herkes mutsuz olur. Anlayacağın, bana olabildiğince sert saldırsan da, sürekli yeni hastalıklar türetip ameliyatlara soksan da sikimde değil, ben mutlu olmaya devam edeceğim.

Saygılarımla,
Bir Homo sapiens sapiens sapiens (xd)

Not: Bu arada, bu hastalıklar "kısa bir süre hariç, beni mutsuz etmiyor" yazmıştım, o kısa süre hastanede geçirdiğim 2-3 gündür, yanlış anlaşılmasın.

Öptüm, kib, sçs, aeo, bye...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder