O Perşembe Bornova'nın sokakları her zamankinden daha kalabalıktı. Bu durum insanları hiç sevmeyen ancak boş sokaklara aşık olan Harun'un moralini iki kat daha fazla bozuyordu. Kokuşmuş et yığınlarını andıran kalabalık insanlar topluluğu üzerine geldikçe, sokaktan iyice soyutlanıyor ve zihninin olabildiğince geniş yaylarında dolaşmaya çıkıyordu. Uzun bir yürüyüşün ardından eve varmıştı. Hemen, çaydanlığa birkaç avuç kaçak çay atıp çay demlemeye koyuldu. Harun aslen Hatay'lıydı yani kaçak çay bulması zor olmuyordu.
Bir fincan çay aldıktan sonra yatağına uzandı ve bir sigara yaktı. Bu Harun'un günlük rutinlerinden biriydi. Her sabah saat 08.00'da kalkar, Üniversiteliler-2 poaçacısından bir kumru tost alır, okula yürüyerek gider ve bu sırada kahvaltısını yapar, dersleri bitince de doğrudan evine gelir, bir çay demler, yatağına uzanır ve sigarasını yakardı. Bütün bunları yapmazsa, o gün Harun için kabusa dönerdi. Harun keyifli bir şekilde sigarasını içerken birden telefonu çaldı arayan eski sevgilisi Zehra idi. Muhteşem bir beyaz tene ve bakır kızılı renginde saçlara sahip Zehra, Küçükpark sevgi yolunda bir kafede çalışıyordu. İkisi oldukça uzun bir süre beraber yaşamış ve ilişkileri monotonlaşınca ayrılmışlardı. Harun telefona cevap verip vermemekte tereddüt etti, ancak daha sonra "belki sevişiriz" diye düşündü ve telefonu açtı. Harun sevişme ihtimaline engel olmayacak kadar ciddi bir şekilde " Efendim" dedi, Zehra ağlamaklı bir sesle "seninle konuşmamız lazım, 15 dakikaya Büyük Park'taki banklarda ol, lütfen" dedi ve telefonu kapattı. Harun hayal kırıklığına uğramıştı çünkü Zehra ile sevişme ihtimali oldukça azalmıştı.
Morali bozuk bir şekilde bilgisayar başına oturdu ve rastgele bir porno açtı. Porno izleyip masturbasyon yapmanın zihnini temizlediğini düşünüyordu, hem o gece sevişme ihtimali olan bir kadınla buluşmaya "dolu bir tabanca" ile gidemezdi. İşini bitirdikten sonra, dışarı çıktı. Bahçesi olan, küçük bir beyaz gecekonduda oturuyordu Harun. Bahçede bir sigara yaktı, ardından yola koyuldu. İnsan kalabalığına yakalanmamak için ara sokaklardan gidiyordu. Bornova Özsüt'ün önünden geçerken, içerisinin ne kadar kalabalık olduğunu fark etti. Bir dakika kadar duraksadı ve ufacık bir pastaya 8 lira verenlerin ne kadar gerizekalı olduğunu düşündü, oysa Kipa'da 6 kişilik bir pastayı 10 liraya rahatlıkla alabilirlerdi. Sonunda varmıştı Büyük Park'a. Bu parkı çok severdi Harun, ara sıra bu parka gelir, çekirdek çitler ve havuzun suyuyla yüzünü yıkardı.
Yaklaşık 10 dk kadar bekledikten sonra Zehra gelmişti ve gelir gelmez ağlayarak Harun'un boynuna sarıldı. Harun ciddi bir şekilde; "Zehra ne oldu?" diye mırıldandı, aslında çokta umrunda değildi ancak bu gece sevişmek için herşeyi yapmaya hazırdı. Zehra ağlama krizlerinin arasında kesik kesik birşeyler söylüyordu, ancak Harun tam olarak anlayamıyordu. En sonunda Zehra kendisini toparlayarak tek bir nefeste "tecavüze uğradım Harun" dedi. Harun yaşadığı şokun etkisiyle iyice ciddi bir hale bürünmüştü ve bir biri ardında gelen sorular sormaya başlamıştı. "Kim yaptı?", "Yeni erkek arkadaşın mı?", "Yoksa Özgür mü?"... Zehra bu sorular karşısında olumsuzluğu ifade etmek için sadece başını sağa-sola sallayabiliyordu. Harun bir süre sonra kendine gelebilmişti. Mesafe oldukça kısa olmasına rağmen bir taksi çağırıp Zehra'yı gecekondusuna götürdü.
Gecekonduya vardıklarında Harun, Zehra'yı kendi yatağına yatırıp üzerine bir battaniye örttü. Zehra da sakinleşmişti ve olanları Harun'a anlatmaya başladı. Herşey hot dog yemek için gittiği İkea'dan, eve dönerken başına gelmişti. Yolda, içerisinde iki kişinin bulunduğu yeşil renkli bir kamyonet, Zehra'nın yanında durmuş ve şoförün yanında oturan ve kirli sakallı bir deniz ayısını andıran adam ise onu zorla kamyonete bindirmişti. Ardından zeytinlikte tecavüz etmişler ve bu yetmezmiş gibi bir de cüzdanını çalmışlar, sonrasında ise Bornova metro istasyonuna bırakmışlardı. Zehra'da o anın şokuyla Harun'u aramıştı. Bütün bunları, hayatında ilk defa porno izleyen bir şakirt gibi şaşkın ve öfkeli bir şekilde dinleyen Harun'un ağzından sadece iki kelime döküldü;
"Orospu Çocukları, Piçler"...
Zehra olayı anlatıp sakinleştikten sonra, Harun zavallı kızcağızı şikayetçi olması ve ifade vermesi için karakola götürdü. Karakolda fazla kalmadı, zira polisleri hiç sevmezdi. Hemen gecekondusuna döndü ve bir sigara yaktı. İçinden "Tecavüz kaçınılmazsa zevk almalısın, hıh, bu sözü söyleyen sanırım hayatında hiç tecavüze uğramamış olmalı" dedi ve yüzüne gevrek bir gülümseme oturdu. Harun yatağına uzandığında sanki o günü hiç yaşamamış gibi hissetti. Aklında sadece porno ve masturbasyon vardı. Sigarasından derin bir nefes daha çekti, gözlerini tavana dikerek uzunca bir süre öyle kaldı. Ardından ani bir hareketle yataktan kalktı ve kalkarken "bu gecede sevişemedik amınakoyayım" dedi ve bilgisayarın başına oturup porno izlemeye başladı. Çünkü o Perşembe, zihin temizliği yapmanın tam vaktiydi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder