10 Ağustos 2013 Cumartesi

"Yalnız hissetmek kötü değil" dedi bir arkadaşım geçen çay içerken, aslında haklıydı. Zaten ben de yalnız değildim. Sonra hep beraber çayımızı yudumladık. Neden çay içtiğime anlam veremiyorum. İçkiyi bile yanlış zamanda bırakmıştım. Zaten zaman hiçbir zaman kontrolümde olan bir şey değildi. Zaman her şeyin ilacı derler. Oysa zaman hiçbir şeyin ilacı değildir. Mesela diş eti iltihabını tedavi ettirmezsen ileride kalp hastalıkları da dahil olmak üzere bir sürü önemli hastalığa yol açabilir. Yani zaman; iyileştirici bir unsurdan ziyade, ölüme doğru atılan adımlardan oluşan bir deli zırvasıdır (Bolat, 2012, Kendi Sesinden Aforizmaları).

O değil de ben humorumu da kaybettim. Geçen bir arkadaşım "sen kiloyu humordan verdin" dedi. Lan benim ne çok arkadaşım varmış ya. Hepsi de konfüçyus amınakoyayım. Her şeye bir lafları var. Neyse, işte humorum kayboldu benim. Acayip kötü hissediyorum bu yüzden. Gerçi tek derdim bu olsun amınakoyayım. Bir de küfür etmeyi çok seviyorum. Küfür etmek bence dünyanın en güzel şeylerinden ilk üçe çok rahat girer. Hele o küfürlü atasözlerini kesin benim atalarım bulmuş. Favorim: "Fakir atlar ip üstüne, gider düşer sik üstüne". Kendi talihsizliklerimi hep bu atasözüyle özetlemişimdir.

Biraz da aşktan bahsedeyim. Biliyorsunuz aşk eskiden zor bulunan bir şeydi. Hatta zamanında karneyle satılıyordu. Şimdiki nesil bu açıdan çok şanslı çünkü her evde neredeyse bir aşk var. Sizin genleriniz bile aşk sonucu bir araya gelebilmiş. Aşk demeyelim de sevgi diyelim. Sevgi daha büyük bir kelimedir. Hem nicelik, hem de nitelik açısından. Bunu bilmek ne güzel. Bir insanı sevmek güzel şey. Belki de en güzel şey. Bilmiyorum, tahlilini hiç yapmadım. Sevgi biter mi peki? Gasset "sevgi sonlanmaz" diyor. Gerçekten de öyle. Azalabilir ama sonlanmaz. Bu yüzden hayat daha da zorlaşıyor ve buna gerçekten yapabileceğimiz bir şey yok. Bu da modern insanın en büyük açmazıdır tahminimce.

Bir arkadaşım "Olmayacak şeyler için umut beslemek, düşmekte olan bir atom bombasının gölgesine lale soğanı ekip, çiçek vermesini beklemek gibi" demişti. Umut da zaten böyle bir şey değil midir? Olmayacak bir şeyi beklemektir. Oysa olacak bir şeyi beklemek sadece beklemektir. Ve beklemek sıkıcıdır. Oysa umut etmek, acı çekmek, hissetmektir. Her gece, her sabah, mücadeledir. Güzeldir lan işte. Hayatta olduğunu hissedersin. Tek başına yaşayan bir insan için umut: iş çıkışı eve gittiğinde yemeğin hazır olmasıdır. Bir nevi imkansızdır. Ama bir mucize düşünün. Bu kişi eve gidiyor ve bir şekilde buzdolabında 3 çeşit yemek buluyor. İşte o zamanki mutluluğu pahabiçilmezdir. Kısaca umut: mucizelere inanmaktır.

Aşk, sevgi ve umut güzeldir. Sevgi: aşk ve umuttur. Kısaca sevgi değerli şeydir ve ona sıkıca sarılıp kaybetmemek için mücadele etmek gerekir. Ne olursa olsun elinizdeki sevginin kıymetini bilin çocuklar. Bir sevgi kolay yetişmiyor. Sevgi dalında güzel (odun arkadaşlarım için gelsin). Çabalayın olum çabalayın. Hadi iyi akşamlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder